Bugün
yine anılara dayalı bir sunumla karşınızda bu satırların yazarı. Aradan 40 yıl geçmiş. Yansıma
Dergisi, yetmişli yıllar.
Şeyhmuz Diken adında o gün yirmi yaşındaki bir gençle, kırk yıl sonra Diyarbakır'da karşılaşma anısıdır bu.
Şeyhmuz Diken adında o gün yirmi yaşındaki bir gençle, kırk yıl sonra Diyarbakır'da karşılaşma anısıdır bu.
Yansıma Dergisi
Genel Yayın Yönetmeni olan bu satırların yazarına yetmişli yıllarda bir nezaket ziyareti yapmış Şeyhmuz Bey.
Bunu da unutmamış. Sonra 2008 Frankfurt Kitap Fuarı’nda bir karşılaşma
daha olmuş.
Bu olguya bakabiliriz. O yıllarda çiçeği burnunda Yansıma Dergisi okurudur genç Şeyhmuz Diken.
Gitiği her yerde Yansıma okurları ile kendiliğinden, doğaçlama bir karşılaşma töreni, kırk yıl önceye uzayan duygudaşlık da yaşamaktadır bu satırların yazarı sık sık.
Şimdi bakın, Diyarbakır Kitap Fuarı’na tanıtım ve söyleşi için gelen yazarımız, bu kez kiminle karşılaşacak diye, bir an tasarımcı bir düş kuralım.
Evet o günün
genç kitap meraklısı ve çiçeği burnunda Siyasal Bilgiler öğrencisidir. 'Şafağın Demircisi' ve 'Ağıt Yok' adlı yazarımızın iki şiir kitabı ve Yansıma Dergisi tam takım o yıllardan bu yana kitaplığındadır.
Bugün ise Şeyhmuz Bey tanınmış toplum araştırmacısı bir gazeteci ve yapıtları birçok dillere çevrilmiş tanınmış bir yazar ve Türkiye PEN'i Diyarbakır Temsilcisi hem de Büyükkent Başdanışmanı olarak karşımızdadır.
Bakın Yansıma Dergisi ve nereden nereye... Düş gibi bir serüven. Evet, yaşam harika bir düş arenasıdır. Evet, burası Diyarbakır 3. Kitap Fuarı'dır, bakın.
Sevgi, içtenlik...
Tekin SonMez, 23 Mayıs 2012 Diyarbakır
Bugün ise Şeyhmuz Bey tanınmış toplum araştırmacısı bir gazeteci ve yapıtları birçok dillere çevrilmiş tanınmış bir yazar ve Türkiye PEN'i Diyarbakır Temsilcisi hem de Büyükkent Başdanışmanı olarak karşımızdadır.
Bakın Yansıma Dergisi ve nereden nereye... Düş gibi bir serüven. Evet, yaşam harika bir düş arenasıdır. Evet, burası Diyarbakır 3. Kitap Fuarı'dır, bakın.
Sevgi, içtenlik...
Tekin SonMez, 23 Mayıs 2012 Diyarbakır
Evet, PEN
Türkiye Merkezi Diyarbakır Temsilcisi, yazar/ gazeteci Sevgili Kardeş Şehmuz Bey’e
sorular yöneltiyoruz.
-Şehmuz
Bey, Diyarbakır Büyük Şehir Belediyesi’nin sanat kültür poltkasını kısaca
anlatır mısınız?
-Tekin Abi, Diyarbakır
Büyük Şehir Belediyesi sadece siyasetin, hizmetin ve kent sorunlarının konuşulduğu
ve çözüm üretilmeye çalışıldığı bir belediye değildir. Binlerce yıldan bu yana bir
tarih ve kültür şehri olduğu için elbette ki belediye kültür politikarıyla da
ilgilidir. Bu sebeple gerek kentin kültür kurumlarıyla gerekse yazar sanatçı ve
entellektüel şahsiyetlerle çok sıkı ve orgaik ilişkileri vardır. Zaten Belediye
Başkanı Sayın Osman Baydemir’de eli kalem tutan ve kültür politikaları ile ilgili
bir şahsiyettir. Dolayısıyla onun gibi birinin başkan olması kültür politikaları
anlamında işi kolaylaştıran bir faktördür.
-Tekin
Abi, annem ve babam okur yazar olmayan insanlardı. Üç amcam da dahil olmak
üzere, ailenin ilk okuldan tutun üniversiteye kadar ilk okuyan çocuğu benim. Ankara Mülkiye
78 mezunuyum, üç yıl kaymakamlığım var. 12 Eylül askeri darbesinden sonra
meslekten atıldım. Yaşamımı sürdürmek için ticari işler yapsam da kitap okuma,
ve kültür insanı olmak benim için asli unsur oldu. Çocukluğumdan beri zaten çok
okuyan biriydim. Kitaplığım 12 Mart ve 12 Eylül'de iki kez darbecilerin
talanının uğrasa da şimdi son otuz yıldır yeniden oluşturduğum 20 bin ciltlik
bir küyüphaneye sahibim.
-İkinci ilgi alanıma gelirsek, kent kültürü ve kent kimliği üzerine yerel ve sözel tarih. Bu konu üzerine de on civarında kitap yaptım. Değişik yayınevlerinde çıktılar.
-Şehmuz Bey, kitaplarını hangi dille yazıyorsun?
-Kitaplarımı Türkçe yazıyorum Tekin Abi. Çünkü bizim ilkokul yıllarımızda anadilimiz Kürtçe üzerinde çok ciddi baskılar vardı. Dolayısıyla kendi dilimizin dışında Türkçeyi
öğrenip o alanda yetkinleşmek durumunda kaldım. Ve şimdi kitaplarım garip bir
tecelli kendi anadilime yani Kürtçeye çevriliyor. Şimdiye kadar Fransızca,
İngilizce, Bulgarca ve Kürteçe Kurmanci ve Sorani lehçelerine çevrilip basıldılar.
Sırada Ermenice ve diğer dillere de hazırlık yapılıyor.
-Gazeteler de yazıyorsun değil mi?
Evet! Dokuz yıldır her Pazar, ‘günün doğusu’ köşemle, BirGün gazetesinin, 12 yıldır da her Cumartesi internet üzerinden yayın yapan bir haber portalı sitesinde yazıyorum.
Söyleşi: Tekin Sönmez, Şeyhmus Diken
Diyarbakır Kitap Fuarı, 23 Mayıs 2012.
-Bir
yazar olarak yazdığın kitapları konuşalım biraz...
-Yazma
serüvenimde iki ilgi alanım var. Birisi sivil toplumculuk; bu konuda sivil
toplum üzerine iki alan ataştırmam yayınlandı. Biri Metis Yayınları'nda:
Güney Doğu’da sivil hayat. Öbürü: Dipnot Yayınları'nda: Türkiyede sivil
hayat ve demokrasi.
-İkinci ilgi alanıma gelirsek, kent kültürü ve kent kimliği üzerine yerel ve sözel tarih. Bu konu üzerine de on civarında kitap yaptım. Değişik yayınevlerinde çıktılar.
-Şehmuz Bey, kitaplarını hangi dille yazıyorsun?
-Gazeteler de yazıyorsun değil mi?
Evet! Dokuz yıldır her Pazar, ‘günün doğusu’ köşemle, BirGün gazetesinin, 12 yıldır da her Cumartesi internet üzerinden yayın yapan bir haber portalı sitesinde yazıyorum.
Söyleşi: Tekin Sönmez, Şeyhmus Diken
Diyarbakır Kitap Fuarı, 23 Mayıs 2012.